Farkın açıldığı, tek taraflı maçlar, kazanan takım dışında kimse için eğlenceli değildir. Genellikle kaybeden takım ve hakemler maçın bir an önce bitmesini ister.
Bir maçta skor hızla açılabilir. Bir takım ilk üç serisinde touchdown bulurken diğer taraf first down kazanmakta bile zorlanmışsa, hepimiz bu maçın diğerlerinden farklı olacağını tahmin edebiliriz. Peki bu ne demek? Maçı yönetme şeklimizi değiştirmek gerekir mi? Sonucu erkenden belli olan bir maç nasıl yönetilmeli?
Sonuç belli gibi göründüğü zaman, hakemler rehavetle mücadele etmelidir. Psikolojik olarak dikkat odağımız öncelikle motivasyona ve farklı uyaranların yoğunluğu veya önemine bağlıdır. Bu demektir ki, bir şeye değer verme ihtiyacı duymadığınıza inandığınızda ona dikkatle yaklaşmanın doğal olarak zor olduğu anlamına gelir. Bu tarz maçları çok tatmin edici bulmayacaksınız, ancak bu maçlarda hakemlik yapmayı bırakmak büyük bir hatadır.
Büyük ihtimalle böyle bir maçta ilk beklentiniz, üzgün bir kaybeden takımla karşılaşmak olacaktır. Kaybeden koç hayal kırıklığını hakemlere yöneltmeyi seçebilir. Oyuncular başarısızlıklarının karşılığında karşı takıma zarar vermek isteyebilir. Bu tarz maçlarda ölü top hakemliği çok önemli hale gelebilir.
Öte yandan farklı önde olmak, diğer koçun da aziz sıfatını yükleneceği anlamına gelmez. Bazı koçlar bu durumu fırsat bilerek sezon boyunca biriktirdikleri şikayetleri dile getirmeye çalışabilirler. Oyuncular, disiplinlerini kaybederek rakiplerle alay etmeye başlayabilirler.
Hakemliğin asla taviz verilmemesi gereken birkaç yönü daha vardır. Alaycı tavırlar, oyunun sertleşmesine, hatta kavgalara yol açabilir. Sporcu sağlığını, güvenliğini tehlikeye atan fauller asla göz ardı edilmemelidir. Bu faullerin çoğunluğu farkında olmadan gerçekleşse de, bir oyuncunun bu tarz bir harekette hemen cezalandırılacağını bilmesi, olası bilinçli faulleri azaltacaktır. Benzer bir şekilde, bariz, apaçık ortada olan eylemler göz ardı edilemez.
Farklı olarak neler yapılabilir? Basit Teknik hatalar (örneğin wide receiverların, tarafsız alanı hafifçe ihlal ederek dizilmesi) böyle bir maçta göz ardı edilebilir.
Öte yandan, mucizevi bir geri dönüş olasılığını da göz ardı etmeyin. 2013 yılında bir maçta son çeyreğe 6-28 geride girip, maçı 29-28 kazanan İTÜ Hornets bu konuda iyi bir örnek olacaktır.
Farkın açıldığı bir maçın nasıl biteceğini tahmin etmek mümkün olmadığından; skor ne olursa olsun maçın başından sonuna kadar hakemlik yapmak bu ihtimal sebebiyle önemli.
Skordan bağımsız olarak, konsantre olma, ölü top hakemliğini de harika yapma ve emek sarfetme alışkanlığınızı koruyun.